Doğan Perinçek deprem bölgesinde incelemelerde bulundu


Geçtiğimiz gün Lapseki ve Biga’da meydana gelen 4.6’lık depremin ardından dikkat çeken açıklamalar yapan Doğan Perinçek depremin ardından deprem bölgesine giderek fay araştırması yaptı. Perinçek; “Jeolojiyi üç boyutlu düşünebiliyorsanız ve de arazide gerekli çalışmaları yapıyorsanız doğrularda birleşirsiniz” dedi. 
Doğan Perinçek deprem bölgesinde incelemelerde bulundu

Geçtiğimiz salı günü meydana gelen Biga merkezli 4.6 şiddetinde deprem ardından gözlerin çevrildiği yer hakkında uzun yıllardır Şeytan üçgeni diye değerlendirmeler yapan ve bölgede depremlere dikkat çeken Doğan Perinçek, kendi ve öncesinde Prof. Dr. Aykut Barka tarafından 2006 yılında makalesinde vurgulamış olduğu tezlerinin başka uzmanlar tarafından da değerlendirmesi hakkında sosyal medyası üzerinden kısa bir değerlendirme yaptı. Prof. Dr. Doğan Perinçek; “Yıllardır Şeytan üçgeni içinde olan depremlerin Bandırma Biga, Çana yönünde enerji transfer ettiğini yazıyoruz, çiziyoruz, söylüyoruz. Bazı meslektaşlarımın aklı ermese de Rahmetli kardeşim Prof. Dr. Aykut Barka bu görüşü 2006 yılında makalesinde vurgulamış Aykut kardeşimin işaretlediği yeri kırmızı daire içine aldım ve bu ok Şeytan üçgeninde işaretlediğim ok ile aynı yönde. Aklın yolu birdir, eğer veriye dikkatli bakarsanız ve jeolojiyi üç boyutlu düşünebiliyorsanız ve de arazide gerekli çalışmaları yapıyorsanız doğrularda birleşirsiniz. Aykut kardeşimin 2006 yılında tanımladığı, benim ise son 4-5 yıldır yorumladığım modele aklı ermeyen meslektaşlarımın olması biraz şaşırtıcı. Medyatik bir Prof. meslektaşımda olayın farkına! varmış boy boy demeçler veriyor” dedi. 

Biga depreminin ardından deprem bölgesinde saha çalışması yapan Prof. Dr. Doğan Perinçek; ‘’Deprem bölgesindeydik. Hisarlı, Gürgendere, Beypınar köyleri dolayını inceledik. Deprem ile ilgili fay çalışması arazide yapılır, masa başında oturup faylar ve depremler ile ilgili ahkam kesilmez. GoogleEarth görüntülerinden saptadığımız ve harita da sarı ve mavi ile çizili fayların bir kısmını arazide kontrol ettik. Çalışmamız devam ediyor. Fayların arazide tanınmasını sağlayan bir çok işaret vardır. Bunlardan en önemlisi Fay Düzleminin belirlenmesidir. Bizler Fay Düzlemine Fay Aynası demekteyiz. Bu gün çalıştığımız fayların birinde kitaplık bir Fay Aynası da bulduk. Paylaşıma ekleyeceğim. Önümüzdeki günlerde de zaman azlığı nedeniyle henüz inceleme fırsatı bulamadığımız fayları da kontrol edeceğim. Arazi çalışmamız sırasında bana asistanlık yapan Selim Cihan Seven kardeşime teşekkür ederim. 4.6 büyüklükteki depremin olduğu yerin yakınında, Beypınarı Köyü dolayında fay ziyaretimizi dere tepe her yerde izledik ve fay aynasını da bulduk. Önümüzdeki hafta aynı fayı devamını daha fazla veriler bulmak için izlemeye devam edeceğiz. Fotoğraf Fay Aynasına ilk adımı attığımız yerde, Selim kardeşim tarafından çekildi. Şubat ayı başından beri Biga Kuzeybatısında aralıklarla depremler yaşadık. 4.6 büyüklükteki deprem Çanakkale merkez dahil geniş bir alanda duyuldu. Beypınarı, Hisarlı, Dişbudak, Kozçeşme, Gürgendere, Arabakonağı köyleri olan depremleri yakından hissetti. Görüntüde çizili fayları Şubat ayı boyunca çalıştım ve bir kısmının kontrolünü yaptım.’’ ifadelerini kullandı. 

Faylar hakkında görsel de paylaşan Perinçek; “Görüntüde Biga dolayından geçen aktif faylar işaretli değildir. Burada sadece MTA aktif fay haritasında işaretli bulunmayan faylar sarı ve mavi çizgi ile işaretlidir. Bu fayların aktif olup olmadığını henüz bilmiyorum. Çalışacağız ve bulacağız. Eğer üniversitelerden herhangi biri benimle çalışmak isterse buna memnun olurum. ÖNEMLİ NOT: fayların uzunluğu deprem yaratma kabiliyetleri ile doğru orantılı. İstisnaları olsa da, genellikle uzun faylar büyük deprem yaratmaktadır. Biga depremlerinin olduğu alanda (Beypınarı, Hisarlı, Dişbudak, Kozçeşme, Gürgendere, Arabakonağı köyleri dolayı)  800m ile 11 km uzunlukta faylar gözlemledim. Fakat bunların aktif olup olmadığı konusunda ek çalışma yapmak gerekir. Haritaladığım faylar eski faylar (Paleo-fay) olabilir. Bölgede Şeytan üçgeni olarak tanımladığım Marmara Adası merkezli alandan enerji transferi nedeniyle, alanda gerilimin arttığı aylardır yazıyorum. Gerilim artması nedeniyle Paleo-fay (eski fay) tanımladığım faylar aktif hale geliyor olabilir. Daha çok çalışmamız gerekiyor. Masa başında değil tabii ki, önce arazide sonra ofiste değerlendirme” dedi.

Biga depreminin ardından bir değerlendirme yapan Prof. Dr. Naci Görür ise sosyal medya hesabı üzerinden 4,6'lık depremi, stres birikiminin belirtileri olarak değerlendirdi. Görür'ün paylaşımı şöyle: "Beypınar-Lapseki/Çanakkale’de 4,5 deprem oldu. Diri fay haritasında yüzeyde bir fay yok. Muhtemelen bu yörede yüzey kırığı oluşturacak kadar bir deprem olmadı veya kırık (fay) tespit edilemedi. Bu depremler bölgedeki stres birikiminin belirtileri olarak yorumlanmalıdır. Sevgiyle."

Haber Merkezi

Etiketler:


Bir Yorum Yaz




Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.